Ankara’nın kalbi Altındağ’da atıyor!

Ankara’nın kalbi Altındağ’da atıyor!

Altındağ’da yaşam kalitesinin arttığını belirten Başkan Tiryaki, “Önemli projelerimizden biri olan Altınköy Açık Hava Müzesi ile şehirde yaşayan çocukların köy hayatını tanımasını arzu ediyorum” dedi

Ankara'nın kalbi Altındağ'da atıyor! 100 yıl öncesinin köy hayatı canlanıyor

Türkiye’nin başkenti Ankara, Ankara’nın da başkenti Altındağ’dır. Altındağ’ı Ankara’dan çıkardığınızda, Ankara anlamını yitirir. Çünkü Ankara’nın tarihi ve kültürel yapılarının tamamı Altındağ’dadır. Romadöneminden Cumhuriyet dönemine kadar tüm tarih Altındağ’dadır. Cumhuriyeti kuran kişilerin yaşadığı yerler de burasıdır.” sözleriyle belediye başkanlığı yaptığı ilçeyi tarif eden Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, 2004 yılında göreve geldiğinde yüzde 85’i gecekondularla kaplı, yüzde 70’i imarsız, 85 milyon TL borcu olan bir belediyeden bugünpek çok konuda Türkiye’ye örnek çalışmalar gerçekleştiren bir belediye haline geldiklerini anlattı. 14 yıldır Altındağ’ın baştan başa değiştiğini aktaran Veysel Tiryaki, Altındağ’da yaşayanların ‘yaşam kalitesini’ artırmak, Altındağ’ı eski ihtişamlı günlerine döndürmek için mücadele ettiklerini ifade ederek, bu zorlu süreci Milliyet’e anlattı.

140 milyon TL’lik yatırım

– 14 yılda gerçekleştirilen yatırımlarla Altındağ nasıl bir değişime uğradı?

Altındağ için mücadelem 2004’te başladı. 2004-2006 yılları arasında belediyenin kurumsal yapılanmasını tamamlamak için çok çalıştım. Bırakın yatırım yapmayı, belediyenin bir bardak çayı almaya dahi parası yoktu. Altındağ’ın yüzde 85’i gecekondularla kaplıydı, yüzde 70’inin imarı yoktu. Sorunlar dağ gibi büyümüştü. Zorlu ve mücadele dolu ilk iki yılın ardından belediyenin yapılanmasını tamamladık. O dönemde bize karşı çıkanlar, karşımızda duranlar bugün Altındağ Belediyesi’nin geldiği noktayı hayretle izliyorlar. 2006 yılından itibaren ekonomik durumunu düzelten Altındağ Belediyesi yatırımlara ağırlık vermeye başladı. Bugün Türkiye’de mali yapısı en güçlü belediyelerden biriyiz. Bu da yatırımlarımıza yansıyor. Sadece 2017 yılında 20 büyük yatırımın açılışını gerçekleştirdik. Yani her ay neredeyse 2 yatırımı Altındağ’a kazandırmış olduk. 2004’ten bugüne 150’den fazla tesisi hizmete açtık. 2003 yılında 33 milyon TL olan belediye gelirlerini her yıl katlanarak artırdık. Altındağ’a özgü dezavantajları avantaja dönüştürerek farklı gelir kaynakları bulduk. 2017 yılında gelirlerimiz 291 milyon liraya çıktı. 2003 yılında yatırıma 2 milyon lira bile harcanamazken, 2017 yılında 140 milyon liralık reel yatırım yaptık.

– Uyguladığınız yönetim modeli, belediyenin işleyişinde ne gibi değişikliklere yol açtı?

Uyguladığımız ‘Değişim Yönetimi Modeli’ ile belediyenin yapısını ve işleyişini de tepeden tırnağa değiştirdik. Bizden önceki dönemlere ait tüm borçlar ödendi ve bugün Altındağ Belediyesi’nin hiçbir kurum ve kuruluşa tek kuruş borcu olmadığı gibi, bugüne kadar hiçbir kuruluştan tek kuruş borç da almadık. Mesela bizim hiç kiralık aracımız yok. Araçlarımızın tamamını satın aldık. Çöpümüzü dahi kendimiz toplarız. Taşeron firmalarla hiç çalışmadık. Altındağ bugün kentsel dönüşüm çalışmaları ile de Türkiye’de adını duyurdu.

Türkiye’de tek

– Ankara’ya kazandırılan köy açık hava müzesinin içinde neler var?

Ankara’ya bir köy açık hava müzesi kazandırdık. İsmi Altınköy. 650 dönüm büyüklüğünde ancak henüz tamamlanmadı. Bittiğinde yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğünde olacak. 3 yıldır ziyarete açık. Bu hafta sonu 7 bin kişi gezmiş Altınköy’ü. Altınköy bir kentsel dönüşüm projesi aynı zamanda. Üstündeki gecekondular yıkılarak çok büyük bir açık hava müzesi oluşturuldu. 100 yıl öncesinin köy hayatının yaşatıldığı bir müze burası. Şehirlerde yaşayan çocukların, köy yaşamını öğrenmesi, köylerimizdeki gelenek, görenekleri ve ritüelleri görmesi açısından çok önemli bir yatırım olduğunu düşünüyorum. Bu projeyle Karadeniz Bölgesi’nde kaderine terk edilen ‘Çantı Evler’e de sahip çıktık. Bugün ne yazık ki korunamadığından fırınlara odun olarak satıldığı için kaybolmaya yüz tutmuş bu evleri Altınköy’de korumaya aldık. Yaşayan müze Altınköy Açık Hava Müzesi’nde, kaybolmaya yüz tutmuş kimi meslekler de yaşatılıyor. Köy içinde çalışan nalbant, kalaycı, dokumacı, demirci, değirmenci, fırıncı, köy bekçisi ve çoban bugün şehirlerde pek rastlamadığımız ritüelleri günümüze taşıyor. Bu köyde 100 yıl öncesine ait eşyalar da var. Tırmık, anadut, dirgen, dibek gibi belki birçoğumuzun ismini dahi bilmediği bu aletler, Altınköy’ün inşaatı sürerken, Altındağ Belediyesi ekiplerince Türkiye’nin farklı köyleri gezilerek toplandı.

50 bin gecekondu yıkıldı

– 50 bine yakın gecekondu yıktınız. Bu durum ev sahipleri tarafından nasıl karşılandı?

2005 yılını yıkım yılı ilan ettik. Çünkü neredeyse tamamı gecekondularla kaplı olan Altındağ’da yıkmadan yeni bir şey yapmak mümkün değildi. Zaman zaman çetin sınavlar verdik ancak kimsenin güvenini boşa çıkarmadık. Altındağ’da 50 bine yakın gecekondu yıktık. Türkiye’de bunu gerçekleştiren bir başka belediye veya kurum yok. Üstelik yıkımları kavgasız gürültüsüz gerçekleştirdik ve tüm bu yıkımlara rağmen Ankara’da en çok oyla seçilen belediye başkanı olduk. Altındağ’daki başarının bir sebebi de, yıllardır kangren olmuş gecekondu bölgelerindeki mülkiyet sorununu çözmüş olmamız. Geliştirdiğimiz farklı yol ve yöntemlerle, 2009 yılından itibaren bugüne kadar 15 binden fazla kişinin tapulu arsa sahibi olmasını sağladık. Bu şekilde tapu sorunu çözülen gecekondu sahipleri, modern apartmanlarda oturmaya başladı. Belediye olarak yürüttüğümüz toplu konut çalışmaları da, ilçede büyük bir fark yarattı. 13 farklı noktada kentsel dönüşüm projesi, geleneksel yöntemlerden farklı olarak insanlarla birebir konuşularak güven sağlanarak yapıldı.

Ankara için önemli bir simge

– Ulucanlar Cezaevi’nin müzeye dönüşmesinin ardından bu kadar yoğun talep görmesinin sebebi nedir?

Ulucanlar Cezaevi’ni restore ederek müze ve kültür sanat merkezine dönüştürdük. Kapalı cezaevi kısmı müze olarak işlev görüyor. Yarı açık kısmı ise kültür sanat merkezi olarak hizmet veriyor. Ulucanlar Ankara için çok önemli bir simge. Burası Türk siyasi tarihinden kesitler sunuyor. Fikirlerinden ötürü burada kalan pek çok mahkuma ait bilgi, belge ve eşyaları sergiliyoruz müzede. Hiçbir siyasi ayrım gözetmeden burada kalmış tüm fikir suçlularının ister sağdan, ister soldan olsun hepsine yer veriyoruz. Bugüne kadar 1 milyon 300 bin kişi tarafından ziyaret edildi. Bu bir rekor. Türkiye’de en çok ziyaret edilen özel müzeler arasında Ulucanlar.

Eski mahalle kültürü tekrar canlanıyor

– Eski mahalle kültürünün yeniden gün yüzüne çıkacağı Hamammarkası’nda ne gibi unsurlar öne çıkacak?

Hamamarkası’nda yürüttüğümüz restorasyon çalışmalarımız sürüyor. Çok önemsediğimiz bir çalışma daha yürütüyoruz Hamamarkası’nda. Bir bölgeyi konut alanı olarak ayırdık. Burada eski tarihi Ankara evlerinden oluşan bir mahalle oluşturmak ve eski mahalle kültürünü Ankara’da bu bölgede tekrar canlandırmak istiyoruz.

Hamamönü turizm için bir marka

– Altındağ’ın tarihini korumak için yürüttüğünüz restorasyon çalışmalarında gelinen son nokta nedir?

Ankara’da tarihi koruma projesini ilk kez 2008 yılında Hamamönü’nde başlattık. İşe, Hamamönü ve Kale’nin sokaklarından başladık. Hamamönü’nde komple bir mahalle restore edildikten sonra, bu alan Ankara’nın merkezinde turistik bir cazibe merkezine dönüştürüldü. Bugün Hamamönü, Ankara’nın turistik merkezi konumundadır.

Çinçin’in şaşırtan değişimi

– Asayiş sorunları ile gündemden düşmeyen Çinçin’in geçirdiği değişim sürecinden biraz bahseder misiniz?

Çinçin biliyorsunuz Ankara’da asayiş sorunları ile ünlenen bir mahalle. Polisin dahi giremediği yer olarak anılıyordu. Ama bugün bambaşka bir Çinçin var artık. 3 etap toplu konut çalışması bitirildi. Şu anda 4. etap sürüyor. Ancak sadece gecekonduları yıkıp yerine modern apartmanlarla gerçek bir dönüşüm elde edilemeyeceğini bildiğimizden sosyal ve zihinsel bir dönüşümün de tohumlarını attık. Çinçin parkları, kültür merkezleri, sosyal tesisleri ile artık farklı bir mahalle oldu. Buraya belediye olarak pek çok yatırım yaptık. Okul, anaokulu, park, kadınlar ve gençler için eğitim merkezi, kapalı yüzme havuzu, üniversite yurdu bunlardan bazıları. İlçe emniyet müdürlüğü ile ilçe müftülük binaları da buraya taşındı.

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir