Değişimi yöneten kent ‘Nilüfer’

Nilüfer’i örnek alınan ilçe haline getirdiklerini belirten Başkan Bozbey, “’Gelecekte Nilüfer, Bursa’nın merkezi olacak’ dedik ve eğitimden sanata, spordan sosyal yaşama yaptığımız bütün çalışmalarla bunu başardık” dedi

Değişimi yöneten kent ‘Nilüfer’

Bursa’nın Nilüfer ilçesini katılımcı anlayışıyla yönettiklerini ifade eden Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, projeleri halkın istek ve düşüncelerine göre şekillendirdiklerini söyledi. Başkan Bozbey, 19 yıllık başkanlık döneminde Nilüfer’de gerçekleşen değişim serüvenini Milliyet’e anlattı.

– Bursa kabuğunu kırabilir mi?

Bilimsel anlamda yapılacak projelerle bunu başarabilir. Yoksa günlük olarak yapılacak her dokunuş, ileride başka bir sorunu oluşturur hale gelir. Bu da maalesef özellikle ulaşımda kendini gösteriyor. Bir yere dokunuluyor, geçici bir iyileşme görüyoruz ama bunlar, başka sorunlar da oluşturabiliyor. Master planlarla bu işi çözmek mümkün. Bursa aslında çok önemli bir marka, ben Nilüferliyim. Bu ilçede eskiden köy olan bir mahallede, Özlüce’de doğdum. Bursa yeşildi o zaman; 70’lerden sonra hızla gelişen sanayi, Bursa’nın yeşil Bursa özelliğini griye çevirdi. Kimliği vardı o zaman, bir duruşu vardı. Kestanesi, şeftalisi, ipeği, hamamları, havlusu olan bir Bursa birden bire farklı bir Bursa’ya dönüştü. Merkezde mezarlıkların haricinde yeşilimiz kalmadı. Bir tek Merinos yeşildi son zamanlarda orda da imalat yapıldı, bir de Kültürpark var. İşte bu Bursa’da doğan biri olarak, 99’da göreve geldiğimizde Yeşil Bursa hayalimizdi. Nilüfer’de bunu nasıl başarırız? diyerek bir yolculuğa başladık. Eğitim-bilim, kültür-sanat ve spor kenti hedefi koyduk. Adım adım ilerledik. O yıllarda söylediğim bir şey vardı; Gelecekte Nilüfer Bursa’nın merkezi olacak. Hem eğitimde, hem kültür-sanatta hem de sosyal yaşamda. Bir çok kişi inanmadı. Ama bugüne baktığımızda bugün artık insanların sosyal ilişkilerini burada geliştirdiğini görüyoruz, kültür-sanat alanındaki bütün faaliyetlerin Nilüfer’de olduğunu görüyoruz. İnsanlar buraya akın akın geliyor. Sporla, eğitimle ilgili alanlarda da böyle. Daha iyisi mutlaka yapılabilir, projelerimiz devam ediyor.

‘Kent yöneticisiyim’

– Belediye başkanı yerine kent yöneticisi sözünü tercih etmenizin sebebi nedir?

Farklı bir yönetim modeli sunmaya çalışıyoruz. 18 Nisan 1999’da seçildim. 19 yılı doldurmuş bir kent yöneticisiyim ama belediye başkanlığı sözünü pek doğru bulmayanlardanım. Kent yöneticisi daha doğru. Çünkü biz, kenti, kentli adına yönetmek üzere seçiliyoruz. Onlar bizimle 5 yıllık bir sözleşme yapıyorlar. Bu sözleşme gereği diyorlar ki, siz bizi 5 yıl müddetle yönetin. Ama bizim de isteklerimiz, beklentilerimiz var. Zaman içinde size ileteceğiz, onların yerine gelmesini bekleyeceğiz. 5 yıl sonra da sizinle sözleşme yapıp yapmayacağımıza karar vereceğiz. Bunu diyen yaşayanlar, Nilüferliler. Onun için kent yöneticiliği sıfatını daha doğru buluyorum. 19 yılı tamamladık ama bu 19 yılda hakikaten Nilüfer’in nereden gelip nereye gittiğini çok iyi analiz ederek Türkiye’nin örnek ve lider kurumu haline getirmiş olduk.

Türkiye’ye başarı getirdik

– Kalite yönetim sistemine geçiş yaptıktan sonra neler değişti?

Türkiye’de sadece özel sektör kalite yönetim sistemini konuşurken, biz 2000 yılında kalite yönetim sistemine geçiş yaptık. 2002 yılında da EFQM’in mükemmellik modeline geçiş yaptık. Ardından 2003 yılında ödül aldık, daha sonra Türkiye’yi yurt dışında temsil eden ve ödül alan bir kurum olarak Türkiye’yi çok önemli bir şekilde başarıyla temsil ettik. Çünkü Avrupa’da bu ödülü alırken, ‘Mustafa Bozbey’ demediler, ‘Nilüfer, Bursa, Türkiye’ dediler. Biz Türkiye’yi temsil ettik. Çünkü, mükemmellik modelini yürüten bir kurumuz.

– Mahalle Komiteleri sistemiyle farklı bir yerel yönetim yolculuğuna başladınız. Bu sistemle projeler nasıl şekilleniyor?

Biz 1999’dan bu yana değişimi yöneten bir kurumuz. Kültür-sanatla, sporla, sosyal projelerle, farklı projelerle, demokrasi taleplerimizi ortaya koyarak değiştiriyoruz. 99’dan bu yana bütçelerimiz de dahil olmak üzere katılımcı anlayışla yönetiyoruz. İnsanları katarak, gelin sizin de sözünüz olsun, bu projenin içerisinde yer alın diyerek bu süreci yönetiyoruz. Mahalle Komiteleri sistemiyle de farklı bir yerel yönetim yolculuğuna başladık. Bir kentte katılımcılığın her yönüyle uygulanmasını sağlamak istiyorsanız, demokrasi kültürünü yerelden oluşturmanız ve genele doğru taşımanız lazım. Proje üretiyoruz, Mahalle Komitesi’ne danışıyoruz. Projeyi onların istekleri üzerine geliştiriyoruz. En sonunda onayıyla beraber uygulamaya başlıyoruz. Mahalle Komiteleri stratejik planın yapılmasında da çok etken. Çünkü her bir mahallenin beklentileri vardır, bunları oraya yansıtmak gerekir. Mahalle Komitelerinin yapısı da çok önemli. Komitede halktan her kesim temsil ediliyor. Karar verici, öncelikleri belirleyen de onlar oluyor.

‘Gülümseyin Nilüferdesiniz’

– Makamınızın 24 saat izlenebiliyor olması, vatandaşlarla iletişiminizi artırdı mı?

2000 yılından beri 24 saat dünyanın her yerinden Nilüfer Belediyesi Başkanlık Makamı’nı canlı olarak izlemek mümkün. Teknoloji konusunda Türkiye’de çok iyiyiz. Her şeyimizi elektronik ortamda takip edebiliyoruz. Vatandaşla iletişim araçlarını bu şekilde kullanıyoruz.

– Başka kurumlarla projelerinizi paylaşmak riskli değil mi?

2014’ten sonra ‘Başkan Burada’ projemizi yaşama geçirdik. Her hafta karavanımızla makamımızı bir mahallemize taşıyoruz. ‘Gülümseyin Nilüferdesiniz’ diyor, vatandaşlarımızı gülümsetmek için çalışıyoruz. Değişimi yönetmek bugüne kadar çok kolay olmadı ama Nilüfer Belediyesi yenilikçi projeler konusunda önde giden bir kurumdur. Bir çok kurum ve kuruluş bizi takip ediyor, bizden örnek alıyor. Üstelik onlara hiçbir çekincemiz olmadan her türlü projemizi veriyoruz. Niçin, Anadolu’nun herhangi bir yerindeki insanlar da Nilüferlinin yararlandığı bir projeden yararlanmasın?

‘Spor kentiyiz’

– Türkiye’nin en geniş katılımlı spor şenliklerine ev sahipliği yaptınız. Nilüfer’in tanıtımına katkısı oldu mu?   

7 Mayıs’ta İbrahim Yazıcı Stadyumu açılacak. Spor alanlarımız var, yapmış olduğumuz tesisler, 425 bin nüfusa sahip bir kentte, Türkiye’de emsalleriyle değerlendirdiğimiz zaman çok alanda öndeyiz diye düşünüyorum. Örneğin, 6 tane kütüphanemiz var. 149 km bisiklet yolumuz var. 62 adet halı saha ve çim sahamız var. Yürüyüş yollarımız, spor salonlarımızı da değerlendirdiğimizde örneği olmayan bir kentiz. 17 yıldır Türkiye’nin en geniş katılımlı spor olaylarından birine, Nilüfer Uluslararası Spor Şenliği’ne ev sahipliği yapıyoruz. Geçen yıl 20 bini aşkın katılım oldu. Bu yıl da 17. Nilüfer Uluslararası Spor Şenliği her yıl olduğu gibi Türkiye’nin iki büyük bayramını, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kapsayacak şekilde 20 Nisan’da başlayacak.

Olgun gençler sosyalleşiyor

– Genç yaşlı demeden her kesime hitap eden çalışmalar yürütüyorsunuz. Bu çalışmaların geri dönüşümü nasıl?

Yaşlılarla ilgili Olgun Gençlik Merkezi diye bir proje geliştirdik. Şu anda Altınşehir Mahallemizde. Üye grafiğimiz gitgide artıyor. Yakın zaman içerisinde başka mahallelerimizde, örneğin bu yıl içinde Beşevler Mahallemizde faaliyete başlayacağız. Burada yapılan işler çok önemli. 55 yaş üstü üye olabiliyor. Koroları var, müzik yapıyorlar. Müzik aleti çalmayı öğreniyorlar. İngilizce kursu var, çeşitli atölyeler var. Kendilerini geliştirme olanağı buluyorlar. Sosyal projelerimiz arasında, 2000 yılından bu yana devam ettiğimiz “Giymiyorsan Giydir” diye bir projemiz var. Yurdun her yerine dokunduğumuz bir projedir bu. İnsanlarımız bize kıyafetlerini ulaştırıyorlar, söküğü varsa dikiliyor, yıkanıyor, tertemiz bir şekilde paketleniyor ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Üniversite öğrencileri için de her sabah ve akşam çorba dağıtımımız var. Geri dönüşü çok iyi, hatta öğrenciler ‘anne çorbası’ diyor bu hizmetimiz için. Yaşlılara yönelik 19 Mayıs Mahallesi’nde İnci ve Taner Altınmakas Huzurevi hizmette. Kalan herkes son derece memnun.

Okur- yazar buluşması

– İlçede yaşayan kadın ve çocukların sosyalleşebilmesi için ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

Hedefimizde kadınlar ve çocuklar var. Onları en çok önemseyen, onlar için proje üreten kurumların başında geliyoruz. Çünkü onların da değişime ihtiyaçları var. Hemen hemen 35’e yakın mahallemizde kadın derneğimiz var. Kadınlar artık dernek kurup hem yaptıklarını satabiliyorlar, aynı zamanda pazarlarımıza gelebiliyorlar, etkinliklerimize gelip misafirlerimizin yeme içme ihtiyaçlarını karşılayarak bir gelir elde ediyorlar. ‘Kadın Hayata Yakın’ projemizle kırsaldaki kadınlar 4 ayda bir kitap okuyorlar, 4 ayın sonunda da kitabını okudukları yazarla bir araya gelip kitabı tartışıyorlar. Bir de Kadın ve Çocuk Akademileri açıyoruz. Buralarda inanılmaz etkinlikler yapılıyor. Kadınlar çocuklarıyla birlikte geliyor. İsterlerse çocuklarına kitap okuyorlar. İsterlerse gelişimleri için atölyelere katılıyorlar, spor ünitelerinde spor yapma olanağı buluyorlar.

Gölyazı’da turizm canlanıyor

– Gölyazı’da gerçekleştirilen alt yapı çalışmalarının ziyaretçi sayısını azalttığını düşünüyor musunuz?

Akçalar bölgemizde 8500 yıl öncesinde bir yaşamın olduğunu biliyoruz. Hemen yakınında, Gölyazı’da 2700 yıllık bir tarihten, Misi’ye geldiğimizde 2000 yıllık bir tarihten söz ediyoruz. Gölyazı bize 2009’dan sonra bağlandı. Orada bir taraftan kazı işlemlerimiz, diğer taraftan yenilemeler ve sağlıklaştırma çalışmalarımız sürüyor. Bir çok tarihi envanteri sunabilmek adına Gölyazı’da bir açık hava müzesi planlıyoruz. Buradaki turizmi canlandırmak adına ‘Gölkuşu’ adını verdiğimiz örnek bir tekne yaptırdık. Geçen yıl Japon Seyahat Acenteleri Birliği Avrupa’da görülecek 30 yeri sıraladı ve Türkiye’den bu listede yalnızca Gölyazı yer aldı. Biz Gölyazı’yı parlattık, duyurduk ama alt yapı çalışmalarından dolayı gelenleri mutlu edemedik. Bu duruma gerçekten çok üzülüyorum.

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir