‘Sosyal Belediyecilik ile Türkiye’ye örnek oluyoruz’

Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, yaptıkları tüm sosyal hizmetlerin örnek alındığını belirterek, “Hükümetin bugün hedef olarak açıkladığı ‘Gönül Belediyeciliği’ni, biz ‘Sosyal Belediyecilik’ olarak 4 yılı aşkın zamandır gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz” dedi

‘Sosyal Belediyecilik ile Türkiye’ye örnek oluyoruz’

Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği(DABB) ve Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin’le, sosyal belediyecilikten ülkenin içindeki duruma, Atatürk heykeline yapılan çirkin saldırıdan, halkın beklentilerine kadar tüm konuları konuştuk. Başkan Soner Çetin, ülkenin huzuru ve refahı için daha çok çalışmak gerektiğini vurguladı. Hükümetin ‘Gönül Belediyeciliği’ olarak açıkladığı hizmet anlayışının, sosyal belediyeciliğin ta kendisi olduğunu belirten Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, “Hükümetin bugün hedef olarak açıkladığı ‘Gönül Belediyeciliği’ni, biz ‘Sosyal Belediyecilik’ olarak 4 yılı aşkın zamandır gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz” dedi. Başkan Çetin, ilçede gerçekleştirilen yatırımları Milliyet’e değerlendirdi.

– Genel seçimleri geride bıraktık, bundan sonraki yol haritanız ne olacak? Halka mesajınız nedir?

Ülkemiz yeni bir seçimi geride bıraktı. Genel seçimlerden sonra, iğneden ipliğe ardı ardına gelen zamlar, dövizdeki önlenemeyen yükseliş, iki haneli enflasyona yeniden dönülmesi, işçinin, memurun emeklinin maaşlarının her gün biraz daha erimesi halkı umutsuzluğa sevk etti. Bu umutsuzluğu bir an önce üzerimizden atmalı ve ülkemizin geleceği için canla başla çalışmaya devam etmeliyiz. Hatta bugüne kadar çalıştığımızdan daha çok çaba gösterip, bu sıkıntıları millet olarak birlikte aşmalıyız.

‘Üretimin bir parçası olunmalı’

– Daha çok çalışmaktan kastınız nedir? Nasıl bir çalışma öneriyorsunuz?

Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerine bağlı kalarak, Atatürkçülüğün ve Cumhuriyet’in temel değerleri doğrultusunda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı emanetleri koruyarak, daha çok üretmek, daha çok çalışmak. Halkımızın umutsuzluk ve çaresizliği bir kenara bırakıp, ülkemizin içinden bulunduğu durumdan kurtarmak için, tüm bireyler üzerine düşeni yapmalı. Üretimin bir parçası olup, birbirimize daha çok kenetlenmeli ve birliktelik içinde ülkemizi aydınlık geleceğe taşımayı kastediyorum. Bu millet, tarih boyunca çok büyük zaferlere ve destanlara imza attı. Yeni bir destan yazmak için de, halkımız bir an önce umutsuzluk ve çaresizlik düşüncesinden kurtulmalı.

– Atatürk ve Cumhuriyet demişken, geçtiğimiz günlerde belediyeniz önündeki Atatürk heykeline satırlı bir saldırı gerçekleşti. Gündemde geniş yer bulan bu saldırı hakkında neler söyleyeceksiniz?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün heykeline yapılan çirkin saldırıyı kabullenemeyiz. Bu saldırılar karşısında, susmayız, eğilmeyiz, vazgeçmeyiz. Kendini bilmez bir şahıs, hiçbir sebep yokken, eline aldığı satırla Atatürk’ün elini tuttuğu kız heykeline saldırdı. Saldırgan, gerek personelimizin, gerekse emniyet güçlerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Ancak, mahkemeye çıkarılan şahıs maalesef serbest bırakıldı. Bu tür çirkin saldırıların cezası olmalı ki, bu kendini bilmezler, bir daha böyle bir eyleme kalkışamasınlar. Ne kadar saldırı olursa olsun, ne kadar üzerimize gelinirse gelinsin, biz Atatürk sevdamızdan hiçbir zaman vazgeçmeyiz.

‘4 yıldır uyguluyoruz’

– İktidarın açıkladığı ‘Gönül Belediyeciliği’ konusunda ne düşünüyorsunuz? Siz nasıl bir belediyecilik anlayışını benimsiyorsunuz?

Göreve geldiğim günden bu yana söylediğim tek şey, katılımcı, çoğulcu belediyecilik anlayışı. Bu anlayış çerçevesinde ‘Sosyal Belediyeciliğin’ en güzel örneklerini uyguladık. Aslında, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünü ettiği ‘Gönül Belediyeciliği’ hedefi, bizim 4 yılı aşkın süredir gerçekleştirdiğimiz, ‘Sosyal Belediyecilik’ hizmetlerinin bir diğer adıdır. Yani, bizim 4 yıldan fazla süredir yaptığımız hizmetler ve uygulamaların, bugün 16 yıldır ülkemizi yöneten iktidar tarafından örnek alınması ve isim değiştirilerek, bu hizmetleri kendi partisinin belediyelerine hedef olarak koyması bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Biz bu hedefi çoktan gerçekleştirdik. Proje ve uygulamalarımız incelendiğinde bunu herkes görecektir.

‘7/24 halkın yanındayız’

– ‘Gönül Belediyeciliği’ ile vatandaşlara sunduğunuz imkanlardan biraz bahseder misiniz?

Gönül Belediyeciliği olarak açıklanan maddelerin başında; vatandaşla temas geliyor. Biz sabah 06.00 toplantılarımızla buluştuğumuz halkımızın sorunlarını dinliyor, bunu esnaf, vatandaş ziyaretleri, çatkapı ziyaretler, etkinlikler ve çalışmaların yerinde incelenmesi ile devam ediyoruz. Halkımızın tamamına dokunmak için, 4 yıldan uzun süre her hafta halk günü, ayda bir muhtarlarla toplantı, 3 ayda bir Adana’mızın önde gelen sivil toplum kuruluşları ile toplantı ve son olarakta binamıza hiç gelemeyen sorununu iletemeyen halkımız içinse ‘Sen Sor Başkan Cevaplasın’ uygulamasıyla, halkımızın sorunlarını dinleyip, anında çözüm üretmenin gururunu yaşıyoruz. Makam aracı uygulamasını Türkiye’de ilk kaldıran belediyeyiz. Kendim dahil hiçbir bürokratımın makam aracı yok. Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası uygulamamızla, ihtiyaç sahibi ailelerimizin her zaman yanında olduk. Giysi toplama kutularımızla, hem çevreye katkı sağladık, hem de ekonomiye. Kısacası, bugün maddeler halinde açıklanan uygulamaları biz çoktan gerçekleştirdik ve bu hizmetleri sürdürüyoruz. Halkımızın sorunlarını anında gidermek için, tüm iletişim yöntemlerini kullandık. Halk günü, sabah toplantıları, telefon, sosyal medya gibi yerlerden gelen tüm şikayetlere anında yanıt vererek, ilçenin sorunlarını en aza indirgedik. Halkımızın yanı sıra, sokakta yaşayan dostlarımızın da yardımına koştuk, her ay kuru mama dağıtımı yaptık.

‘Halka hizmetten vazgeçmedik’

 İlçe genelinde bilboardlarda çok iddialı çalışmalar var. Bu çalışmalarla halka verilmek istenilen mesaj nedir?

Yaptığımız bu iletişim çalışmaları büyük ses getirdi. Atatürk heykeline yapılan saldırının ardından, hem kararlılığımızı ortaya koymak, hem de halkımızla birlikte Atatürk’e ve değerlerine sahip çıkacağımızı, bunun için de, hiç bir baskı karşısında susmayacağımızı, tehditlere ve saldırılara karşı eğilmeyeceğimizi, tüm zorluk ve imkansızlıklara rağmen ilkemizden, hedefimizden vazgeçmeyeceğimizi anlattık. Toplum olarak, barış ve huzur içerisinde olmak adına yapılması gerekenleri, elbirliği içinde ve birliktelik anlayışıyla hayata geçirmeliyiz. Bu konuda kim milletin üzerinde baskı kurmak isterse, bu huzuru bozmak isterse karşısındayız. Halkımızın huzuru, yarınları söz konusu ise biz asla susmayız. Zor koşullarda ve kısıtlı imkanlarla görev yapıyoruz. Ancak, bunu hiçbir zaman bahane etmedik ve hedeflerimizden, halka hizmetten hiçbir zaman vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir